duygularşelale etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
duygularşelale etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12.24.2015

Waiting.. a trace, a smile , a glance ✍




Bekliyoruz. Hepimiz bekleriz. Bir haber, bir iz, bir gülüş, bir işaret...


Ama unuttuğumuz şeyler var. Beklemek için ne yaptık ?  Neden beklemeyi seçtik ? Beklenen gelecek mi ? Beklemeye değecek mi ? Ya gelmeyecekse ? Ya değmeyecekse ?

Boşa geçirilmiş bir süreçten bahsediyoruz. Hayatı ertelemekten. Diğer yaşanılacakları pas geçmekten. Saniyeler sonrasını bilmediğimiz şu hayatta diğer şeyleri pas geçmek pek mantıklı gelmiyor dimi kulağa.

Gene bekleyin, beklemeyin demiyorum. Elinizden geleni yapın gene bekleyin ama unutmayın zaman akıp gidiyor. Süresi olsun beklenmenin de bekletmenin de...

Hiç bir şey yapmadan beklenmez. Sen hiç bir şey yapma sonra otur bekle... Oldu canım, görürsem söylerim.

Ayrıca... Beklerken durduruyoruz hayatı. Hayatı durdurmayın. Hayat her zaman yeniden başlamayı hak eder...

Peki siz ? Siz beklemeyi hak ettiniz mi ?

12.15.2015

Hah ! Yağmurlu havayı sevmiyormuş :)


Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba efendim :) 


Yağmurlu havayı sevmiyorlarmış kimileri. Tamam yağmur; soğuk, çamur, su birikintisi, kıyafetlerin ıslanması, ayakkabıların su alması bunlar olumsuz. Katılıyorum size.


Ama sen hiç yağmuru sevmeye çalıştın mı demezler mi adama ?



Tamam sevemiyorsun diyelim, denedin olmadı başaramadın diyelim. Peki ! hiç kimseye yağmuru sevdirme şansını verdin mi ? Vermedin değil mi. Çok büyük kayıp.

Yağmurlu havada arabayı sahile çekeceksin, kaloriferi biraz açıp slow dinlendirici bir müzik eşliğinde...

Ama !

Müziğin sesini fazla açmamanız gerekiyor, ön cama, tavana çarpan yağmur damlalarının sesini duymanız gerekiyor. Bir nevi terapi... Dinlenin yağmurun tadını çıkartın. Sevin yağmuru.

İstanbul da yakın olanlar için Küçükçekmece gölünü tavsiye edebilirim. Gümrük tarafını. Adamlar wifi sistemini bile kurmuşlar belediyeden ücretsiz.

Birde yanınızda sıcak içeceğiniz, bu içecek sıcak çikolata olur, chai tea latte olur, yada ne seviyorsanız işte...

Diyelim ki arabanız yok... Arabası olanda mı yok ? Olan birisine bu durumdan bahsedin. Onlarda gitmek isteyecektir.



Odamı olmadı ? Sorun yok.

Hiç sevdiğinizle el ele tutuşup su birikintisine atladınız mı ? Yapmadınız dimi ? Neden ? Üstünüz batar !!!
Bırakmanız lazım bu düşünceleri. Bırakın batsın üstünüz her yeriniz çamur olsun. Ama yaşayın, samimi olun, içinizden geldiği gibi davranın. Kirlenmek çocuklara özel değil...

Hiç mi yağmurlu bir havada sizi elinde şemsiyeyle bekleyen olmadı ? Bu iş çıkışı olur, bir yere gitmek için kapınızın önünde bekleyen olur.

Yağmurda elinde şemsiyeyle bekleyen adama hızlı adamlarla yaklaşıp sarılmadınızmı hiç ? Kokusunu içinize çekmediniz mi hiç ?

Hiç mi siz ıslanmayın diye gidip şemsiye alıp gelen, şemsiyeyle sizi yağan yağmurdan korumak isteyen olmadı ? Olmadı mı ? Çok şey eksik hayatınızda...

Eee sen ne yaşadın ki, ne gördün ki, yağmuru seveceksin ?
Yapmayın efendim... Sevin yağmuru. İterseniz ayy gene mi yağmur derseniz,
kaçarsanız sevemezsiniz... Sevemeyeceksinizde....

Sevmeyi geçtim bırakın bari sevdirmelerine izin verin. Bırakın biri size yağmuru sevdirsin...

9.08.2012

Sınırı buldum...



Sınır deyince hemen ülke yada il sınırı anlamayın... 
Hani filmlerde görmüşüzdür. Bir çizgi vardır. Çizgiyi geçince ciddi anlamda atmosfer değişikliği olur. İşte öyle bir sınır buda.. 

Arkadaşlarla buluşmak için yer belirledik... Mekana gitmeden önce buluşup öyle gidecektik. Onların arabayla gelip beni almaları, ters istikamete gidip tekrar geri dönmelerinden başka bir şey değildi... 

Bende işi kolaylaştırmak için metroya binerek otogara gittim... Onlarda otogarın yukarısındaki alışveriş merkezinin önünden beni alacaklardı... 

Metrodan indim.. Otogarın içinden geçtim.. Her yerde bir ses, kimisi eğleniyor kimisi işini yapıyordu... 

Beni alacakları yere geldim ve durdum.. Durur durmaz bir sessizlik oldu... Yüksek seste çalan bir ses sistemini birden kapatırsınız ve boşlukta kalmış gibi olursunuz ya... İşte aynı o his.. 

Sağıma baktım yaşam belirtisi yok, karanlık... Hava sıcaklıklarında  düşmesinden dolayı durup aklımdan "kış geldi." diye geçirdim... 

Sonra git gide yaklaşan bir müzik sesi dikkatimi çekti.. Git gide yaklaştı.. Baktım gelen bizimkiler.. Yanımda durup "Hadi binsene" dediler.. Bir sağıma baktım, bir de soluma... Sağım karanlık, sessiz.. Solumda bizimkiler... 

İşte sınır buydu... 

Sağa gitsem her şey bitecek gibiydi.. Tüm dert, tasa, sıkıntı... Yaklaşık 2-3 dk orada öyle kaldım sanırım.. dahada kalırdım aslında. Zibidinin biri arabadan inip "Ne oluyoruz lan !!" demeseydi. :) Atmosferin içine etti BRAVOOO... 


Arabada "Ne oldu sana?" sorularından sıkılmadım değil... O gelirken müziğin sesi 2km öteden duyulan araba, ben binince tekerli tabuta döndü.. Buda negatif elektrikten kaynaklanıyor olsa gerek.. 

Sonra aklımdan geçirdim... 

"Sağa mı gitseydim?" Sonrada "Hadi Lan !! Filmlerde olur o.. Ne içiyoruz gençlik ?? :)"

1.17.2012

Bir koku sinmiş ki....




Karakış geldi yine.. Yurdumun dört bir yanı kar altında. Olumsuzlukları var elbet. Ama ya olumlu yanları ? Hiç düşündün mü ?


Hani atkılarımız vardır. Kış soğuğunda sıcak tutması için boynumuza sara
rız. Evet soğuk günlerin sıcak dostu...


Hani bir süre sonra parfüm kokumuz işler, o sadece kışın hatırladığımız yün yumağı olan şeye.

O sinen parfüm kokusunun hazzını ne verebilir ? Bam başkadır o. Hele ki sinen koku hayat yoldaşınızın kokusuysa....



Bazen içimizi ısıtan atkı değildir işte. O sinen kokudur. Alır götürür seni....


Kara kışın güzel yanlarından sadece biridir bu aslında...

Birde lapa lapa kar yağarken elinize içerisinde sıcacık salep, neskafe olan üzerinde böyle buhar tüten kupanızı alırsınız.



Cam kenarına geçer. Yağan karı izleyerek yudumlarsınız onu. 
Manzarada önemlidir tabi. Şehir manzaralı evimiz var. 
Gündüz beton yığınından ibaret olmasa da gecenin karanlığında o etrafa saçılan ışıklar, gündüz olan görüntüyü tamamen siliyor hafızadan. 


O atmosfer sadece bunu katmıyor aslında... Bütün tasayı, kaygıyı arkanızda bırakıyorsunuz bir anda... Ne yada nasıl olduğunuz önemli değil o esnada. Mutlu ve huzurlusundur işte. Nedensiz bir şekilde...


Misal hiç bahar yağmuru altında sırılsıklam oldunuz mu ? Genelde yağmur yağınca kaçarız, ıslanmamak için...
Islanmakta güzeldir aslında...

Bir bahar yağmuru altında 2 saat, sırılsıklam olana kadar beklediğimi bilirim.
Onun keyfini veremez hiç bir şey. Yapmadıysan sana da öneririm. Hayattan zevk almaya bakın.

Son olarak ne olursa olsun..
Her yeni güne şans ver. Hayatının en güzel günü olması için....
Teşekkürler...