kaset etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kaset etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5.14.2011

Bahçeli'ye kaset şantajı: İstifa et yoksa..

Bahçeli'ye kaset şantajı: İstifa et yoksa..

Kaset skandallarının yaşandığı MHP'de şimdi de gözler Bahçeli'ye çevrildi.

14.05.2011 - 07:53
Bahçeli'ye kaset şantajı: İstifa et yoksa..
Yayımladığı videolarla MHP'den 4 kişinin istifa etmesine neden olan internet sitesi, Genel Başkan Devlet Bahçeli'yi tehdit etti. Site, "18 Mayıs'a kadar bırakmazsan, yeni kaset yayımlanacak" dedi.

İSTİFA ET YOKSA KASET YOLDA

Seks kasetleri yayımlayarak 4 MHP'linin istifasına neden olan "farklı ülkücülük" isimli internet sitesi, bu kez de bir mektup yayımladı.
Habertürk gazetesinde yer alan habere göre; "Başbuğ Ülkücüleri" imzasıyla kaleme alınan mektupta Genel Başkan Devlet Bahçeli'ye istifa etmesi yönünde çağrı yapıldı.
Mektupta, "18 Mayıs saat 10'a kadar başkanlıktan çekil. Oktay Vural Parti'yi toplasın" denildi.
Yeni kaset sinyali verilen mektupta, "A Takımınızın konuşmalarını yayımlarsak yer yerinden oynar. Kaset neymiş görürsünüz" ifadeleri kullanıldı.
Söz konusu internet sitesi yayımladığı video görüntülerinin ardından kapatılmıştı.

5.10.2011

BTK kaset skandalına el koydu

BTK kaset skandalına el koydu

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, MHP yöneticilerinin görüntülerinin yer aldığı gizli kaset çekimlerini yayınlayan internet siteleriyle ilgili olarak yargı süreci dahilinde işlemlerin icra edildiğini açıkladı.


BTK 68 internet sitesinden üçünün içek çıkartmadığı için engellendiğini, 2 siteden ise içerik çıkarma işleminin sürdüğünü açıkladı.

İngiltere'nin gündemi de Türkiye gibi kaset skandalı

İngiltere'nin gündemi Türkiye gibi kaset skandalı

Türkiye'de kamuoyu, milletvekili adaylarıyla ilgili kaset iddiaları ve ardından gelen istifaları tartışırken, İngiltere'de de benzer bir "mahremiyet" tartışması yaşanıyor.

Türkiye, 12 Haziran’da yapılacak genel seçimlere bir ay kala, milletvekili adayları hakkındaki kaset iddialarıyla ve ardından gelen istifalarla sarsılıyor. Son olarak bugün Milliyetçi Hareket Partisi'nden iki isim istifa ettiklerini açıkladı. Öte yandan, kasetlerle ilgili olarak medyada ve kamuoyunda “özel hayatın mahremiyeti” tartışmaları sürüyor.

Tartışmalarda, günümüzde mahrem olanın tanımının değiştiği, hatta internet çağında artık hiçbir şeyin gizli kalmayacağı söyleniyor. Dahası böylesi bir gerginlik yaşayan tek ülke Türkiye de değil. Son günlerde İngiltere kamuoyunda da benzer bir tartışma Twitter’la ilgili olarak yaşanıyor.

İngiliz basınında yer alan haberlere göre, kimliği belirlenemeyen bir kullanıcı, haklarında haber yapılmasını engelleyen mahkeme kararları çıkarttıran bir grup ünlü ve sosyetik kişinin isimlerinden oluşan listeyi Twitter’dan kamuoyuyla paylaştı.

Bir anda 50 binden fazla takipçi sayısına ulaşan kimliği belirsiz kullanıcı karşısında hukukçular çaresiz kaldı. Zira Twitter bu ünlülerin adlarının yer aldığı tweet’lerin yayından kaldırılmasını reddetti.

"İKİNCİ SPYCATCHER VAKASI"
Olay, İngiliz gazetelerinde eski bir MI5 yetkilisi olan Peter Wright’ın otobiyografisi Spycatcher’a getirilen yayın yasağına atıfla “internet çağının Spycatcher anı” olarak nitelendirildi.

Kitap ilk piyasaya çıktığı dönemde uygulanan yayın yasağı, 1988 yılında hukukçuların, yurtdışındaki basımlar sayesinde kitabın İngiltere’de yayılmasını önlemenin imkansız olduğunun anlaşılmasıyla kaldırılmıştı. Gazeteler, New York’a muhabirler göndererek kitabın kopyalarını aldırmıştı.

Kimliği henüz tespit edilemeyen kullanıcı, Pazar günü bir anda arka arkaya tweet’ler göndererek, hakkında yayın yasağı çıkarttıran ünlüler listesini kamuoyuna duyurdu. Ancak işin ilginç tarafı olay listede yanlışlıkla adı geçen Jemima Khan’ın hakkındaki tweet’leri 60 binden fazla kullanıcısıyla paylaşıp onları “gerçek olmayan ve üzücü” söylentilere karşı uyarmasıyla ortaya çıktı.

"KORKUNÇ BİR KABUS"
Khan, Jeremy Clarkson tarafından, birlikte çekilen fotoğraflarının yayımlanmasına engel olmak için bir karar çıkarttırıldığı iddiasını “korkunç bir kabus” olarak nitelendirerek “Oğullarımla bu yüzden okulda dalga geçecekler” dedi. Khan daha sonra Clarkson ve eşi Frances’in kendisine destek mesajları gönderdiğini de duyurdu.

Aslında daha önceden de böyle yayın yasağı kararı aldırdıkları söylenen isimlerle ilgili söylentiler internette yayılıyordu. Ancak son olayın hızı tartışmalar için kritik bir dönüm noktası oldu.

Daha önce Wikileaks’in kurucusu Julian Assange’ı savunmasıyla tanınan avukat Mark Stephens, dün gece yaptığı açıklamada, bu isimlerin Twitter’da paylaşılmasının, başka ünlüleri benzer yayın yasağı kararları almaktan caydıracağını söyledi. Stephens, “Bu sonun başlangıcı demektir. Eğer avukatlar bazı şeylerin sır olarak kalmasını kanıtlayamazsa, zengin bir futbolcu bile avukatlara 100 bin sterlin vermeden önce iki kez düşünecektir” dedi.

"LİSTE KOLUM KADAR"
Öte yandan dün, adı listede geçen ünlü bir aktörle ilişki kurduğunu öne süren bir fahişe, başka ünlülerin de kadınlarla ilişkilerinin duyulmaması için benzer kararlar aldığını söyledi. BBC Radyo’ya konuşan 23 yaşındaki Helen Wood isimli kadın, “Kızlar hakkında karar aldıran erkeklerin listesi benim kolum kadar. Her yerden böyle yasaklar çıkıyor” dedi.

Twitter olayının bir diğer önemi de önümüzdeki ay Chancery Yüksek Mahkemesi İstinaf Dairesi Hakimi’nin açıklayacağı yayın yasağı kararlarıyla ilgili raporun hemen öncesinde yaşanmış olması.

Hafta sonundaki ifşaların özellikle cinsel içerikli olaylarla ilgili olduğu ve İngiltere’deki hakimlerin yeni bir özel hayat yasasını yürürlüğe koymaya hazırlandıkları bir dönemde basın özgürlüğünü savunanlar için yıkıcı bir etki yapabileceği ifade ediliyor.

BUNDAN SONRA NE OLACAK?
Sansür Endeksi editörü Padraig Reidy, birçok Twitter kullanıcısının hakkında yasak çıkarılan olayların “şehvetli” doğasına eleştirel yaklaştığını söyledi. Reidy, “Eğer mahremiyet ve ifade özgürlüğü meseleleri kimin kimle yattığına indirgenirse, gerçek muhbirlere ihtiyaç duyulan ve mahremiyetin ihlalinin kamunun yararına olduğu durumlarda görüş açımızı yitiririz” dedi.

Twitter cephesi ise mesajları kaldırmayı ve tartışma yaratan kullanıcı hesabını kapatmayı henüz reddediyor. Ancak Stephens’a göre tweet’leri yazan kişi ciddi bir cezayla yüz yüze gelecek. Adı yanlışlıkla listeye girenler iftira davası açabilir. “Mahkeme kararına aykırı davranan bu kişiye diş fırçasını almasını tavsiye ediyorum. Çünkü muhtelemen sonu Pentonville hapishanesinde olacak” diyen Stephens, bu bilginin yüklendiği e-postaların şimdiden takip edilmeye başlandığına emin olduğunu söyledi.

5.09.2011

Kasete öfke var, istifa yok!

Kasete öfke var, istifa yok!
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Bülent Didinmez, son günlerde gündeme gelen gizli kamera görüntüleri hakkında yazılı bir açıklama yaptı. Didinmez, "Özel hayat hukuk sisteminde korunan ve kollanan en tabii kişi hak ve hürriyetlerinin başında gelir" dedikten sonra "gözü dönmüş bazı siyasilerin özel hayatı ifşa ettiklerini ve bunun üzerinden siyaset yaptıklarına" dikkat çekti.

Özel hayatının gizli kamerayla görüntülenmesine duyduğu büyük öfkeyi yansıtan Bülent Didinmez, açıklamasında istifa edip etmeyeceğine ilişkin herhangi bir ifadede bulunmadı.

Didinmez'in açıklamasından satırbaşları şöyle: "Kişilerin yaşadıklarında kendisi ve muhatabını ilgilendiren hususlar "Özel" bir hüviyet taşır. 'Özel hayat ve yaşama alanı' hukuk sisteminde korunan ve kollanan en tabii "kişi hak ve hürriyetlerin" başında gelir.

Böyle olması gerekirken bugün Ülkemizde; siyasi rekabet içerisinde gözü dönmüş, vicdanı kararmış bazı siyasi figürlerin yapacakları bir şey kalmadığını anladıklarında başvurdukları bir metod olan "Siyasetin ve Siyasetçinin özeli olmaz" yalanına sarılmak suretiyle "Özel Hayatlar" sorgusuz sualsiz ifşa edilmekte ve buradan siyasi rant elde edilmeye çalışılmaktadır.

İşte dün başkalarının olduğu gibi bugünde şahsım böyle bir durumla karşı karşıyadır. Hayatımda, geçmişten bugüne kadar Anne-Baba-Eş- Çocuk-Akraba ilişkilerinde yaşadıklarım şahsımın özelidir. Özelim'de yaşadıklarımda başkalarına verilen bir zarar söz konusu olmadığı gibi hiç bir kişinin ya da kurumun merakını ve ilgisini gerektirecek kamusal bir yönü de yoktur. Buradaki sorumluluğum sadece aile fertlerine karşıdır.

Konut dokunulmazlığının ihlal edildiği, kişi hak ve hürriyetlerinin çiğnendiği, kişiler üzerinden bütün bir camianın mahkum edilmeye çalışıldığı bu teşebbüslerin büyük bir oyun ve operasyonun parçası olduğu aşikardır. MHP'yi planlarının hayata geçirilmesinde en büyük engel olarak gören değişik kişiler ve mihraklar dün farklı metodlar uygularlarken bu günde esasında kendilerinde olmayan "Ahlak" kavramının arkasına sığınarak "Belden Aşağı Vurma" diye adlandırılan metodu  kullanmaya başlamışlardır.

Bu metodla; seçim sürecinin ortasında 12 Haziran'a az bir zaman kala hem parti içerisinde bir infiale sebep olmak suretiyle mücadele azmini kırmak hemde ilgili ilgisiz yerlerde çıkarcı ağızlar aracılığı ile tekrarlatılmak suretiyle vatandaşlarımızın partimize yönelişlerini engellenmek istenmektedir. Bilinmelidir ki; "Keser döner sap döner, bir gün gelir hesap döner."